![]() |
Ayvalık |
------
Kaynak: www.ayvalik.web.tr
|
|
Ayvalık
Ayvalık, Balıkesirin bir ilçesi olup, Ege Bölgesi sınırları içerisindedir. Ege Bölgesinin kuzey batısına denk gelen Ayvalıkın komşularını da belirtecek olursak konumunu daha belirgin açıklamış oluruz. Güneydoğusunda Bergama, güneyinde Dikili, kuzeyinde Edremit körfezi ve kuzeydoğusunda Burhaniye ile çevrilmiş olan Ayvalık, bir kıyı ilçesidir ve bağlı olduğu Balıkesirin yaklaşık olarak batısında yer alır. Ayvalık, Yunan Adalarından Midilliye (Lesvos) de çok yakındır.
Tarihçe: Ayvalık, Antik Çağda bir tür yabani ayva anlamına gelen ''KIDONIA'' olarak anılıyordu. İlkçağda Misya, Hitit, Frig, Lidya Ortaçağda Roma ve Yunan, 15. yydan itibaren de Türk egemenliğine girmiştir. Rumlar ve Türklerin uzun zaman içiçe yaşamışlardır. 19 ve 20 yüzyılın başlarında en parlak dönemini yaşayan kentte yaşayan Rum ahali 1821 yılında Yunan ayaklanmasına katılması sonucu ilçenin büyük bir kısmı boşaltılmış, daha sonra dönmelerine izin verilmekle beraber kent eski canlılığına kavuşamamıştır. Bugün eski dönemlerden fazlaca kalıntıya rastlanmamasına rağmen, yer yer Helenistik ve Roma devrine ait çanak ve çömlek parçacıkları görülmektedir. İklim: 100 km'den fazla kıyı şeridi olan Ayvalık'ın kendine özgü kıyı iklimi hakim olup, lodos ve poyraz rüzgarları hakimdir. Yazın ise kavurucu sıcaklarda esen İmbat ve Meltem rüzgarı serinletici etki yapar.
|
|
|
Adalar
Ayvalık
koyu 22 küçük adayı barındırır. Cunda dışında hiçbirinde yerleşim yoktur.
Ara sıra balıkçılar mola verirler. Motorlarla bu adalara geziler düzenlenir.
İnce kumlu, uzun plajı ile Altınova Ayvalık-Ören
arasındadır. Yazlık tatil sitelerinin yoğunluğu hemen göze çarpar.
|
|
|
Şeytan Sofrası
Ayvalıkı, körfezin güzel koylarını ve göz alabildiğine uzanan zeytinliklerini kuşbakışı seyretmek için Şeytan Sofrasına çıkmalı. Sarmısaklı yolunda Şeytan sofrası tabelasından sağa dündüğünüzde masalar, tuvalet, telefon ve su gibi hizmetleri bulabileceğiniz Çamlık Orman Kampına, devam edip yokuş yukarı kıvrılan yolu izlediğinizde Şeytan Sofrasına ulaşacaksınız. Cumhuriyet Alanından kalkan dolmuşlarla da gidebilirsiniz. Tepe aslında eski bir lav birikintisidir. Yuvarlak bir sofraya benzer. Bir lokanta da bulunan tepede manzara nefis, özellikle günbatımında fotoğraf için çok uygun. Demir bir kafes içinde de şeytana ait olduğu söylenen kocaman bir ayak izi var. Ayak izinin büyüklüğüne ve ayakkabı fiyatlarına bakarsanız "şeytanın pabucu" epeyce pahalı olmalı. Demir kafese çaput bağlayanlar ve para atanlar da oluyor. Şeytan Sofrasının yanıbaşındaki tepeye Tavşan Kulakları deniyor. Beş metre kadar, tavşan kulağına benzeyen iki kaya sanki yapaymış gibi görünüyor.
|
|
|
Tımarhane Adası
Çamlık
koyundan yukarı Şeytan Sofrasına dönmeyip devam ederseniz ( eski Murat Reis
Otelinin arkasından geçen yol) Yarımadanın ucuna, yöredeki adıyla Tımarhane
adasına çıkarsınız.
|
|
|
Panaya Kilisesi
Bakkal sokağının başında, iki buçuk duvarı kalmış olan kilisedir. 1850'de ikinci kere inşa edilmiştir.
|
|
|
Agios Nikolas Kilisesi
Hristiyan
mezarlığının karşısındadır.
|
|
|
Agios Yannis Kilisesi
Adaya girişteki sol yepenin üzerinde dört duvarıyla durmaktadır. İçinde bir şey kalmamıştır. Üç denizide gören bir konumdadır. Buraya Aşıklar Tepesi denilmektedir.
|
|
|
Taksiyarhis Kilisesi
Taksiyarhis Kilisesi 1873 'te inşa edilmiştir. Adanın merkez kilisesi olarak kullanılmaktaydı.Taksiyarhis Kilisesi, adada yaşayan insanların rivayet ettiğine göre dünyadaki Ortadoks kiliselerinin zeytin, zeytin yağı ve sabun ihtiyacını karşılamaktaydı. Şu anda en sağlam durumda olan kilisedir. Taksiyarhis Kilisesinin çanı II. Dünya Savaşı yaklaşırken 1936'da yerinden çıkarılarak savaş halinde halka haber verilmesi için Ayvalık İlk Kurşun Tepesine getirilmiştir. Almanyada yaptırılmış olan çanın üzerinde yapımcı fabrikanın adı ve adresi ile birlikte Yunanca olarak " Ali-Ağa E.A. Baltazi 1863" kaydı vardır. Bu çanın , Almanya'nın Köln Kentindeki dünyanın en büyük çanı olduğu ileri sürülen çandan daha büyük ve daha ağır olduğu saptanmıştır. Çan 1980'li yıllarda Ayvalıkta müze olmadığından, sergilenmek için Bergama müzesine götürülmüştür. Bu kilise Hristiyan Cemaati ve bir çok kişi tarafından restore edilip tekrar kullanılabilir hale getirmek için girişimde bulunulmuş fakat hepsi ilgili kurumlar tarafından sonuçsuz bırakılmıştır.
|